Saygıdeğer okuyucularımız,
Dergimizin dördüncü sayısı ile yine birlikteyiz. Geçtiğimiz dönemde özellikle üçüncü sayımızla ilgili sizlerden çok sayıda telefon aldık. Beğenilerinizi bizimle paylaşmanız bizim çalışma azmimizi artırmakta, daha iyiyi, güzeli yapma konusunda bizi cesaretlendirmektedir. Beğenilerinizle birlikte eleştiri ve önerilerinize de her zaman açık olduğumuzu ifade etmek isterim.
Bu sayıdaki kapak konumuzu sosyal hizmetlere ayırdık. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerde sosyal hizmetler ve sosyal yardımların yerel yönetimler aracılığıyla yerine getirilmesi yönünde eğilim olduğu görülmektedir. Nitekim özel idare ve belediye yasalarında bu birimlerin sosyal hizmetlere yönelik geniş bir hareket alanına kavuştuğunu söylemek mümkündür. Merkezi idare adına sosyal hizmetleri yürüten Sosyal hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun köklü geçmişi ve bugüne kadarki gayretlerinin hakkını teslim etmekle birlikte, aslında sosyal hizmetlerin mahalli yönünün ön planda olduğunu da hemen herkes kabul etmektedir.
Sosyal hizmet deyince ne anlamak gerekiyor? Aslında sosyal hizmet, fakir fukaranın, garip gurebanın, öksüz ve yetimin, kimsesizin, özürlünün koruyucu şemsiyesi demektir. Bir beldede bu şekilde sosyal hizmete en çok ihtiyacı olanları da o beldenin seçilmiş ve atanmış görevlilerinin bilmesi doğaldır. Bu konularda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarını da kutlamak ve desteklemek gerekmektedir.
Halkımız bugüne kadar belediyeleri yol, su, kanalizasyon hizmetlerini getiren, çöpleri toplayan, imar iş ve işlemlerini yürüten birimler olarak algılamaktaydı. Ancak geldiğimiz noktada artık tüm sosyal problemlerin çözümünde de belediyeleri etkin ve yanında görmek istemektedir. Dolayısıyla huzurevleri, yetiştirme yurtları, özürlü bakım merkezleri, yaşlı bakım merkezleri, kadın konukevleri gibi sosyal hizmet kuruluşlarını belediyelerin kurmasını ve işletmesini istemektedir.
Başta vali ve belediye başkanlarımız olmak üzere tüm yerinden yönetim kuruluşlarının seçilmiş ve atanmış görevlilerinin, büyük Atatürk’ün deyişiyle, “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin daha çok kimsesidir” düsturundan hareketle, sosyal hizmetlere her zamankinden daha çok kaynak ve emek harcamaları gerektiği konusunda hepimizin hemfikir olduğunu düşünüyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle sosyal devlet olmanın önemli bir gereği olan sosyal hizmetleri geliştirmek ve yaygınlaştırmak dileğiyle…
Saygılarımla…