Yolu yarılıyoruz; Kendimizi ara hesaba çektik mi?
Sevgili okuyucularımız,
Dergimizin üçüncü sayısı ile huzurlarınızdayız. Kalite ve içerik olarak her defasında bir öncesinden daha iyi olmaya özen gösteriyoruz. Dergimizin ulaştığı her yerden çok olumlu tepkiler almak çalışma azmimizi artırıyor, bize cesaret veriyor. Bizimle aynı kulvarda çalışan bazı gazete ve dergilerin kıskançlık veya başka birtakım nedenlerle bizimle uğraşması, ilgili kamu birimlerini uğraştırması beyhude bir çabadan öte gidemeyecektir. Sizlerle yıllardır çalışıyoruz ve yasal çerçevede çok daha değişik konularda çalışmalarımızı yürütme azim ve kararındayız. Sizlerin eleştiri ve önerileri dışında da başka değerlendirmelere itibar etmiyoruz.
Taşranın ihmal edilmişliğini hep konuştuk. Bu konuda her dönemde önemli nutuklar atıldı. Siyasiler sözler verdiler. Belli bir noktaya kadar da ilerleme kaydettiğimizi söylemek mümkün. Ancak geldiğimiz noktada artık vaatlerden ve ileriye yönelik projeksiyonlardan öte neler yaptığımıza ve yapamadığımıza bakmak durumundayız.
Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi yerel yönetimlerle ilgili önemli yasal düzenlemeler son yıllarda ardı ardına yapıldı. Halen de yapılmaya devam ediliyor. Başta İçişleri Bakanlığımız olmak üzere ilgili idari birimler, kanunların açıklamasına ilişkin yönetmelik çalışmalarını yürütüyor ve sonuçlandırıyorlar.
Mahallindeki seçilmiş ve atanmış yöneticilerimizin de mevcut mevzuatı hem kendilerinin anlamaları, hem de personellerinin anlamalarını sağlamaları için özel bir gayret içine girmeleri gerekiyor. Özellikle 2006 yılını “hizmetiçi eğitim yılı” ilan etmelerini bile önermek istiyorum. Belediyelerimiz, il özel idarelerimiz, mahalli idari birliklerimiz topyekun bir eğitim hamlesi içine girmelidirler. Uzun yılların mücadeleleri sonucu elde edilen kazanımların gereği gibi değerlendirilemediği, yerel birimlerin mevzuattan kaynaklanan yetkilerini usulüne uygun kullanamadığı gibi kanaatlerin kamuoyunda yayılması sonucu, verilen yetkilerin ve imkanların geri alınması konusunda merkezde gayret gösterecek çok sayıda kişi bulunabileceğini gözden uzak tutmamak gerektiğini hepimiz biliyoruz.
Amaç halka hizmet olduğuna göre, halka hizmet Hakk a hizmet demek olduğuna göre; hukuk devleti ilkelerine uymak, mevzuatı ihlal etmemek kaydıyla vargücümüzle çalışmalarımızı devam ettirmek durumunda olduğumuzu sizler benden daha iyi biliyorsunuz.
2006 yılı yerel yönetimlerde seçimle karar mekanizmalarına gelen kişiler açısından yolun yarısı oluyor. Dergimizde kapak konusu olarak da vurguladığımız gibi, 2009 yılında gerçek er meydanına çıkmadan önce yolun yarısında kendimizi, çalışmalarımızı bir hesaba çekelim. Hizmet sunduğumuz halkımızın beğenisinin düzeyini ölçelim ve buna göre maçın ikinci yarısına devam edelim.
Sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimizle yeni sayımızda buluşmak dileğiyle…